Suriye'nin Nabzı

Deyrizor’da gözler Hizbullah’ın üzerinde

By
p
Article Summary
Doğu Suriye’de ve özellikle Deyrizor’da mücadele kızışırken Lübnan Hizbullahı ve müttefikleri, İslam Devleti’nden alınan bölgelerin kontrolü için ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri ile yarışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Suriye’nin Deyrizor bölgesinde mücadele kızışıyor. ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a bağlı güçler İslam Devleti’nin (İD) ele geçirdiği bölgeleri almak için yarışırken çatışma tehlikesi artıyor. Rejim güçlerinin yanında yer alan Lübnan Hizbullahı’nın Suriye’yi Irak’a bağlayan ve Badia olarak bilinen bu bölgede önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

Tüm gözler şimdi Deyrizor’a çevrilmiş durumda. İD’in 2014’te ele geçirdiği bölge stratejik önem taşıyor. Birincisi bölgede önemli petrol ve gaz yatakları var. Carnegie Orta Doğu Merkezi’nin nisan 2014’te yayımladığı makaleye göre 2011’de Deyrizor’da günde 100 bin varil petrol üretiliyordu. İkincisi bölge Irak’la sınır komşusu. Bu da şu anlama geliyor: Hizbullah’ın destekçisi İran eğer Tahran’la Beyrut arasında bağlantı kuracaksa burası önemli bir geçiş yolu. Irak üzerinden Şam’a ikmal güzergâhı oluşturmaya çalışan İran, Irak tarafında silahlı bir Şii grubu olan Hizbullah El Nüceba Hareketi’ne bel bağlıyor. Reuters’in 22 Eylül tarihli haberine göre bu güzergâh Kayravan gibi küçük Irak kasabalarından geçiyor.

Sınırın Suriye tarafında ise kontrolü sağlamak Hizbullah’ın görevi olacak. Hizbullah Esad rejimine bağlı milislerle birlikte çalışacak.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan bir Hizbullah komutanı, Irak sınırındaki Mayadin ve Bukemal kentlerinin önemine dikkat çekiyor. Bu kentlerin sınır emniyeti açısından “hem Irak ve Suriye hem Hizbullah” için önemli olduğunu belirten komutan “İran-Lübnan bağlantısını başka nasıl sağlayabiliriz?” diyor.

Yüzde 7o’i ele geçirilen doğu Suriye’de 8 binden fazla Hizbullah savaşçısı bulunduğunu belirten komutan “Badia’nın tamamını alma yönündeki stratejik karar İran ve Rusya tarafından kabul edildi.” diyor.

Son haftalarda Suriye ordusu ve müttefik milisler Fırat nehri bölgesini ele geçirmeye çalışıyor. Rejim yanlısı milisler ile SDG arasında ayrım çizgisi olan Fırat nehri milisler tarafından geçildi. Kürt haber sitesi Rudaw’a göre SDG 15 Eylül’de Suriye ordusunun Deyrizor’da Fırat’ı geçmesine izin vermeyeceklerini, bölgedeki kontrolü yeniden sağlayacaklarını açıkladı. Esad yönetiminin kıdemli isimlerinden Buseyna Şaban ise aynı gün Hizbullah’ın El Manar kanalına verdiği demeçte hükümetin her türlü güçle savaşacağını, buna ABD destekli SDG’nin de dâhil olduğunu söyledi.

Ancak Hizbullah komutanı Hizbullah’ın Kürt güçleriyle çatışmayacağını söylüyor: “Kürtler bizim düşmanımız değil. Birçok yerde bizimle birlikte çalıştılar. Bunun (Kürtlerle çatışmanın) ihtimal dâhilinde olduğunu düşünmüyorum.”

Doğudaki Hizbullah güçlerinin piyadeler, roket fırlatıcı tank birlikleri, operasyonel güçler, lojistik ve ikmal birliklerinden oluştuğunu belirten komutan “Biz bir orduyuz.” diyor.

Komutan, Deyrizor’daki mücadelenin İran, Hizbullah ve Suriye ordusunun oluşturduğu ortak harekât merkezinden yönetildiğini anlatıyor. Buna göre Hizbullah genellikle taarruz operasyonlarından sorumlu. Hizbullah güçlerini Suriye hükümet güçleri izliyor ve çeşitli bölgelerde istikrarı sağlama görevini üstleniyor. Komutan şöyle devam ediyor: “Hizbullah’ın istihkâm birlikleri karargâh kurma ve görev bölüşümü konusunda da kararlar veriyor, ayrıca ihtiyaç duyulan lojistik birim sayısını belirliyor.”

Bölgedeki çetin iklim koşullarının Hizbullah’ı zorladığını anlatan komutan şöyle diyor: “Badia zor bir arazi. Aniden çıkan çöl fırtınaları nedeniyle bir anda kendinizi başka bir yerde buluyorsunuz. Sukna ve Deyrizor arasında 18 şehit verdik. İD bizi kuşattı. Sekiz cephe hattında konuşlanmıştık. Bize saldırırken bir tonluk kamyonlar kullandılar, adamlarımız yanarak can verdi.”

İD’le çatışmaların şiddetine rağmen Hizbullah 27 Ağustos’ta radikal örgütle bir anlaşma yaptı. Anlaşma sonucunda Lübnan’ın kuzeydoğusunda Suriye sınırındaki bir bölgede bulunan yüzlerce İD militanı aileleriyle birlikte doğu Suriye’de İD kontrolündeki bölgelere tahliye edildi. Anlaşmanın doğru gerekçelere dayandığını savunan komutan şöyle diyor: “Bizler Müslüman olarak tutsakları öldürmeyiz. Seyid Hasan (Hizbullah lideri Hasan Nasrallah) insancıl birisi. Eğer mücadele bir tutum değişikliğini gerektirdiyse bunda bu kadar abartacak ne var?”

Doğu Suriye dışında Hizbullah’ın güneyde de sessizce çalıştığı anlaşılıyor. Komutana göre Hizbullah, güney Suriye’de çatışmasızlık bölgesi kurmak için sağlanan anlaşmadan faydalanarak bölgede keşif çalışmaları yürütüyor. Bu bilgi bir Hizbullah yetkilisinin Al-Monitor’a daha önce söylediklerini doğrular nitelikte. Söz konusu yazıda yetkilinin açıklamaları şöyle aktarılmıştı: “Yetkili, Hizbullah’ın Golan Tepeleri yakınlarında faal olmadığını ancak gerilimin yükselmesi hâlinde İsrail’i Suriye topraklarından yine de vurabileceklerini kaydetti: ‘Elimizde İsrail’i (Suriye topraklarından) vurabilecek menzilde füzeler var, Hizbullah’ın fiziki olarak sınır bölgesine yakın olması gerekmiyor.’ ”

Bu arada Hizbullah’ın Lübnan’daki varlığını da güçlendirdiği anlaşılıyor. Hizbullah savaşçılarına yakın bir kaynağın Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre örgüt yaz aylarında Suriye’deki bazı savaşçılarını güney Lübnan’a geri gönderdi. Kimliğinin gizli kalması kaydıyla konuşan kaynak, Hizbullah’ın Bekaa Vadisi’ndeki batı dağlarında tüneller, sığınaklar ve eğitim kampları oluşturduğunu söyledi.

Görünen o ki Lübnan, Suriye veya başka bir yerde olsun savaş Hizbullah için asli bir misyon olmaya devam ediyor. Komutan şöyle diyor: “Suriye’deki savaş bitmiş değil. Ben hâlâ savaşıyorum. Bize nerede ihtiyaç varsa orada savaşacağız, liderlerimiz bizi nereye gönderirse oraya gideceğiz."

Bu bölümlerde bulundu: Suriye savaşı ve yansımaları

Fransa ve Lübnan uyruklu gazeteci Mona Alami, Atlantik Konseyi’ne bağlı Refik Hariri Orta Doğu Merkezi’nde konuk araştırmacı olarak çalışıyor. Ürdün, Mısır, Lübnan, Suriye, Sudan ve BAE başta olmak üzere Arap dünyasındaki siyasi ve ekonomik konuları izliyor.

 

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X