Türkiye'nin Nabzı

Türkiye’nin gözü blockchain’de

By
p
Article Summary
Bitcoin gibi kripto paraların altyapısını oluşturan blockchain teknolojisinin Türkiye’de özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumları tarafından yaygın biçimde kullanılmasını sağlayacak bir ekosistem oluşturuluyor.

“Matbaa devrimi bilgi boşluğunu doldurdu, sanayi devrimi güç boşluğunu doldurdu, internet devrimi mesafe boşluğunu doldurdu, blockchain devrimi ise güven boşluğunu dolduracak.”

Ekonomist Erkin Şahinöz’ün “güven devrimi” olarak nitelediği blockchain 2008 yılında sahneye çıktı. Başlangıçta altyapısını oluşturduğu bitcoin gibi kripto paralarla karıştırıldığı için o paraların çöktüğü dönemlerde yatırımcılarda güven bunalımı yaratmış olsa da aslında blockchain dünyanın dört bir yanındaki merkez bankalarının kontrolündeki mevcut para sistemini sorgulatacak kadar güçlü, bağımsız, güvenilir bir teknoloji zinciri. Kripto paralarla aynı kategoride değerlendirilmesi yanlış. Nitekim kripto paralara soğuk bakan devletler bile artık blockchain teknolojisinden yararlanma yollarını arıyor.

Bir örnek vermek gerekirse, geçen yıl Rusya ile Çin arasında blok zinciri teknolojilerinin geliştirilmesi için 882 milyon dolarlık anlaşma imzalandı. Blokchain sayesinde taraflar arasında güvenli bir ağ üzerinden belge takibi yapılacak. Üçüncü kişilerin doğrulamasına gerek duyulmadan elektronik kayıt tutulabilecek. 

Blockchain’in Türkiye’de kullanımını sağlayabilmek için ilk büyük adım 8 Haziran 2018 tarihinde atıldı ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından Blockchain Türkiye Platformu kuruldu. Vakıftan Al-Monitor’a gönderilen açıklamaya göre Başkan Faruk Eczacıbaşı, iş hayatı ve her türlü beşeri alışverişte karşılıklı güvenin en önemli unsur olduğuna dikkat çekti.

Eczacıbaşı ekonomist Erkin Şahinöz’ün “blockchain devrimi güven boşluğunu dolduracak" tezini destekleyerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Güvenin maliyeti hala çok yüksek. Bugün 500 yılı aşkın süredir kullandığımız çift yanlı kayıt tutma prensibine, matematiğin de yardımıyla bir üçüncüsünü eklemek üzere yola çıkıyoruz: Güven.”

Toplantıda konuşan Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Soner Canko ise “blockchain teknolojisi geleceği şekillendirecek” dedi.

Türkiye Platformu’nun yapacağı işler şöyle sıralanıyor:

  • Özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumlarının iş birliğiyle güçlü bir blockchain ekosistemi oluşturulacak.

  • Girişimciler desteklenecek; yeni iş modelleri geliştirilecek; eğitimler, etkinlikler ve yayınların yanı sıra diğer ülkelerdeki blockchain platformları ile iş birliği yapılacak.

  • Blockchain’in faydalarının araştırılması, stratejik önceliklerin saptanması ve kullanımının yaygınlaştırılmasına çalışılacak.

  • Blockchain’in hukuki altyapısını oluşturmak için gerekli mevzuat taslağı da platform tarafından oluşturulacak.

Peki bu teknoloji hangi alanlarda kullanılabilir?

Al-Monitor’a konuşan eski Sanayi ve Ticaret Bakanı MHP Milletvekili Kenan Tanrıkulu Türkiye’nin bir an önce blockchain’i kullanmaya başlamasında ve hatta devlet kontrolünde kripto para çıkarmasında yarar olduğunu söyledi. Tanrıkulu merkez bankalarının bu yeni teknoloji ve desteklediği ürünlere karşı fazla direnemeyeceğini belirterek “Blockchain öncelikle finans sektöründe etkin olarak kullanılabilecek güvenli bir teknolojidir. İleride hukuk dâhil birçok alana yaygınlaşacağını düşünüyorum.” dedi.

Tanrıkulu’na göre Amerikan Merkez Bankası FED başta olmak üzere tüm merkez bankaları para transferleri gibi birçok işlemde bu teknolojiyi kullanmak zorunda kalacak. Bilişim teknolojisi hızla ilerlediği için blockchain’in yayılması fazla zaman almayacak.

Türkiye’de bilişim ve zekâ oyunları denince hemen akla gelen isimlerden biri Emrehan Halıcı’dır. Türkiye Bilişim Vakfı kurucusu, Türkiye Zekâ Vakfı Başkanlığı, CHP’nin bilişimden sorumlu eski genel başkan yardımcılığı gibi çok sayıda şapkası bulunan Emrehan Halıcı, son derece güvenli olan bu sistemin ileride kamuoyu yoklamalarında da kullanılabileceğini söyledi.

Halıcı Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yaptı: “Blockchain sistemi üzerinde herhangi bir müdahale yapılamıyor. Çünkü tek merkezden yönetilmiyor. Müdahale olunca herkes tarafından görülebiliyor. Bu önemli. İleride anket yapıldığı zaman anket firmaları sonuçlarla istediği gibi oynama imkânı bulamayacak. Çünkü sistem tarafların gözü önünde, şeffaf çalışıyor. Bilgi ve para alışverişi de daha şeffaf ve güvenli bir ortamda gerçekleşecek. Ticaretin, finansal uygulamaların, herhangi bir bilgi alışverişinin güvenilir olması çok önemli. İleride seçimler bile bunun üzerinden yapılabilir.”

Türkiye’de devlet yönetiminden sivil toplum kuruluşlarının yönetimine kadar şeffaflık konusunda endişeler bulunduğuna dikkat çeken Halıcı şöyle devam etti: “Tartışma konusu olan tüm ilişkilerde bu teknoloji daha şeffaf ve denetlenebilir bir ortam sunuyor. Birçok merkezden herkes sistemin parçası ve denetleyicisi durumunda.”

Yanıt aranan sorulardan biri de şu: Blockchain internete alternatif olabilir mi?

Emrehan Halıcı internetin her türlü bilginin yer aldığı bir ağ olduğunu, blockchain’in ise veri tabanları ve dataların kullanılması, organize edilmesi gibi fonksiyonlarının bulunduğunu belirterek şu bilgiyi verdi: “Blockchain’in internetten farklı düşünülmesi gerekir. Blockchain bilgisayar yazılım üretenler arasında yeni bir platform gibi düşünülebilir. Sistemin kontrolü tek bir kişi veya kurumun elinde değil. Dağınık birçok yerde paralel çalışan bilgisayar sistemlerinin ortak bir konfigürasyonu. Böyle olması bağımsız güvenilir ve şeffaf bir ortam sunmasını sağlıyor.”

Blockchain Türkiye Platformu’nun teknolojiye ilişkin bilinçlendirme süreci oluşturacağına dikkat çeken Halıcı, birkaç yıldır kamu ve özel sektörde hazırlık yapıldığını ancak blockchain teknolojisi kullanımının henüz başlamadığını belirtti: “Finans sektörü başta olmak üzere herkes hazırlık yapıyor. Bunun ne olduğunu anlamaya, hangi alanlarda kullanırız diye araştırmaya başladılar.”

Türkçe “blok zincirleri” anlamına gelen blockchain “dijital bir defter” olarak da adlandırılıyor. Bu defterin her sayfası bir blok kabul ediliyor. Sayfa sırasını değiştirmek mümkün değil. Blok zincirleri sahip oldukları yüksek güvenlik özellikleri ve şifreleme yöntemleri sayesinde kırılamıyor.

Ticarete güven ve hız kazandıracağı için blockchain’den özellikle finans sektörünün beklentisi yüksek. Ama Emrehan Halıcı’nın vurguladığı gibi her seçimde “hile karışacak mı” endişesi yaşayan bir Türkiye’de blockchain bir türk “noter işlevi” görebilir. Çünkü kimse kimseye güvenmiyor. Blockchain yaygın olarak kullanılmaya başlandığında toplumdaki güven bunalımı en azından hukuken tartışmalı alanlarda aşılmış olacak.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Teknoloji

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept