Irak'ın Nabzı

Barzani’nin Bağdat’a gidişi ne anlama geliyor?

By
p
Article Summary
KDP lideri Mesud Barzani’nin uzun bir aranın ardından Bağdat’a gitmesi Kürdistan’ın konumunu güçlendirme çabası olarak görülüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

BAĞDAT — Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani 22 Kasım’da Bağdat’a giderek, Kürdistan Bölgesi’nin eylül 2017’de bağımsızlık referandumuna gitmesi ile federal yönetimle başlayan karşılıklı suçlama ve tehdit dönemini kapattı.

Barzani Bağdat’tan dönüşünden kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada yeni Başbakan Adil Abdül Mehdi’nin Kürtleri ilgilendiren meseleleri çözme konusunda Haydar El Ebadi’ye göre daha anlayışlı ve iş birliğine yatkın olduğunu söyledi.

Barzani bunun ardından Necef’e giderek Sadr hareketinin lideri Mukteda El Sadr ile görüştü. Bu, Barzani’nin değişen koşullar ışığında yeni bir politika planlıyor olabileceğinin işaretiydi. Gelinen noktada Kerkük, ihtilaflı bölgeler ve sınır kapıları federal güçlerin kontrolünde. Ayrıca önümüzdeki günlerde 2019 yılı genel bütçesi kabul edilecek ve Bağdat, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) bütçe payını yüzde 17’nin altına çekmekte ısrarlı.

KDP yöneticilerinden Muhsin El Sadun Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Barzani, Abdül Mehdi ve parlamentodaki blokların liderleriyle Bağdat’la Erbil arasında çözüm bekleyen meseleleri görüştü. Ancak ziyaretin başlıca nedeni partinin bloklar arasındaki görüşmelerde aktif rol almasını sağlama arzusuydu. Sadr’la da aracılık etmek ve hükümet kurma görüşmelerinde düğümü çözmek için görüştü.”

Barzani’nin, Hukuk Devleti Koalisyonu lideri Nuri El Maliki ve Fetih İttifakı lideri Hadi El Amiri ile siyasi ittifak kurma ihtimaline ilişkin olarak Sadun şöyle konuştu: “Mevcut anlayış birlikleri ittifak seviyesinde değil ama Barzani iletişim kanallarını açık tutmak için ve özellikle partisi yeni hükümette kilit konumda olduğu için Bağdat’ta ofis açmayı planlıyor. Barzani’nin Bağdat’a gidişiyle KDP, hükümette yer alarak, ülkede büyük siyasi rol üstlenerek devlet yönetimine katılım fikrini vurgulamak istedi.”

Barzani Şii partilerle kavgaları geride bırakmaya çalışırken bu kez Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile gerilim yükseldi. Zira KYB’ye göre Barzani’nin Bağdat’a gitmek için seçtiği tarih ile Cumhurbaşkanı Berham Salih’in Roma’ya gidişi bağlantılıydı, yani Barzani bu tarihi Salih’le görüşmemek için özellikle seçmiş olabilir.

Barzani’nin partisi Salih’in cumhurbaşkanlığı adaylığına şiddetle karşı çıkmış ve bunu, iki partinin KBY’deki yönetim ortaklığını zedeleyen bir adım olarak görmüştü. Barzani’nin cumhurbaşkanı adayı Fuad Huseyin Salih karşısında yarışı kaybetmişti.

KYB yöneticilerinden Gıyas El Surci bir televizyon kanalına verdiği demeçte şöyle konuştu: “Barzani bu ziyareti KDP’nin çıkarları doğrultusunda partisinin nüfuzunu artırmak için yaptı. Barzani Cumhurbaşkanı Salih’le görüşmemek için onun yokluğundan faydalandı.”

Barzani’nin Kürt halkının menfaatleriyle ilgilenmediğini, bunun yerine sinsi bir tavır benimsediğini savunan Surci, KYB’nin aleyhinde herhangi bir adım veya tezgâhtan korkmadığını çünkü Bağdat’ta sadece haklarının ve kazanımlarının peşinde olduklarını belirtti.

Kerkük petrolünü KBY üzerinden Türkiye’nin Ceyhan limanına taşıyan boru hattını yeniden çalıştırmak için varılan mutabakat, hem federal hükümetin hem de KBY’nin çıkarlarına uygun. Yakın zamana kadar Kerkük petrolü karayolu ile KYB’nin merkezi olan Süleymaniye vilayeti üzerinden İran’a ihraç ediliyordu. Kerkük petrolünün Türkiye’ye gönderilmesine KYB şiddetle karşı çıkıyor, Barzani’nin partisinin bu ticaretin tüm maddi getirisini kontrol ettiğini ve eşit şekilde bölüştürmediğini iddia ediyor.

Ancak ABD’nin İran’a karşı devreye soktuğu yeni yaptırımlar boru hattının önemini yeniden artırdı ve federal hükmet ile KBY arasındaki ilişkilerin onarılmasını sağladı.

Barzani her ne kadar Bağdat ve Necef’te sıcak karşılanmış olsa da taleplerini, en azından öngörülebilir gelecekte, kabul ettirmesi zor. Barzani KBY’nin genel bütçedeki payının yüzde 14’ten yüzde 17’ye çıkarılmasını, ayrıca federal güçler ile Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) Kerkük ve ihtilaflı bölgelerden çekilmesini, Peşmerge güçlerinin buralara dönmesini istiyor. Ne var ki federal parlamentodaki siyasi partilerin çoğu, KBY’deki bağımsızlık referandumuna karşı çıkmış olan HSB gruplarından geliyor ve bunların silahlı kanatları söz konusu bölgelerde varlıklarını koruyor.

El Bina İttifakı vekillerinden Hunain El Kaddo Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Federal güçleri geri çekme talebi Anayasa’ya aykırı. Anayasa’nın 121. Maddesi federal güçlerin ülkenin tüm bölgelerinde serbest hareket hakkı olduğunu, Peşmerge güçlerinin ise sadece KBY içinde hareket edebildiğini söylüyor. KBY’nin bütçe payı ve ithalatın dağılımı gibi diğer talepler nüfus oranlarına tekabül eden değerlere tabi, dolayısıyla bunlarla dezavantajlı bölgeler aleyhine oynama imkânı yok. İhtilaflı bölgeler açısından siyasi müzakere değil anayasal değişiklik gerekiyor.”

Öte yandan Barzani referandum öncesindeki statükoya dönmenin ve ihtilaflı bölgelere ilişkin 140. maddeyi uygulatma veya değiştirmenin zor olacağını biliyor. Barzani başkentte siyasi nüfuz kazanmaya çalışıyor, elde etmek istediği kazanımlara çatışmayla değil bu yoldan ulaşmayı umuyor. Parlamentodaki blokların Barzani’nin adayı Hüseyin karşısında ezici çoğunlukla KYB adayını desteklemesiyle Barzani kendisini bir ölçüde dışlanmış hissetti, dolayısıyla bu yöntem onun için bilhassa isabetli görünüyor.

KDP yöneticilerinden Riban Selam Barzani’nin Bağdat’taki liderlere bir “yüksek politika konseyi” oluşturma önerisi sunduğunu belirtti. Siyasi blokların liderlerinden ve üç başkanlıktan oluşacak konsey, ülkenin politikalarını planlayacak. Selam’a göre öneri, yeni siyasi ittifakların oluşmasına yol açan, Irak’ı 2003’ten sonra hâkim olan mezhepsel ve ulusal bölünmüşlükten bir ölçüde uzaklaştıran ve Kürtlere siyasi süreçte “denge unsuru” olma imkânı veren son seçimlerin ardından Barzani’nin KDP’sine daha etkili bir rol kazandırmayı amaçlıyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Iraklı gazeteci yazar Omar Sattar siyasi konulara odaklanıyor. Siyaset bilimi mezunu olan Sattar, Irak ve Arap dünyasının çeşitli medya kuruluşlarında çalışmıştır.

 
x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept