Filistin'in Nabzı

El Fetih-Hizbullah ilişkileri niçin ısınıyor?

By
p
Article Summary
Yıllar süren soğukluğun ardından El Fetih’ten üst düzey bir yetkili Beyrut’a giderek Hizbullah temsilcileriyle Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarının durumunu görüştü. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RAMALLAH, Batı Şeria — El Fetih Merkez Komitesi ve FKÖ İcra Kurulu üyesi Azzam El Ahmed ocak ortalarında Beyrut’a giderek üst düzey Lübnanlı yetkililerle Filistin’deki durumu ve Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarını görüştü. Ahmed’in görüştüğü yetkililer arasında Cumhurbaşkanı Mişel Aun, Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Saad Hariri, Genelkurmay Başkanı Jozef Aun ve Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Naim Kasım bulunuyordu.

Bir El Fetih temsilcisinin bir Hizbullah temsilcisiyle görüşmesi başlı başına iki hareket arasındaki ilişkilerin ısındığına işaret ediyor. FKÖ’nün ana bileşeni El Fetih ile Hizbullah arasındaki soğukluk önemli ölçüde FKÖ’nün ABD aracılığında İsrail’le müzakereler yürütmesi ve Hizbullah’ın bunu şiddetle eleştirmesinden kaynaklandı. Hizbullah’ın Hamas ve İslami Cihat’a destek vermesi de El Fetih’i rahatsız ediyordu.

El Fetih’in Lübnan’daki genel sekreteri ve FKÖ Lübnan temsilcisi Fethi Ebu El Arda Hizbullah’la ilişkileri Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Hizbullah’la normal bir ilişkimiz var ve bu ilişki gelişiyor. Mülteci kamplarının güvenlik ve istikrarıyla ilgili konular, kamplarda yaşayan Filistinlilerin haklarının korunması iki tarafı da ilgilendiriyor.”

BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’na (UNRWA) göre Lübnan’da 483 bin kayıtlı Filistinli mülteci bulunuyor. Mültecilerin birçoğu Lübnan genelindeki 12 kampta yaşıyor. Bunların en büyüğü Sayda’daki Ayn El Hilve kampı. UNRWA verilerinin aksine Lübnan Merkezi İstatistik Kurumu Filistinli mültecilerin sayısını aralık 2017’de 174 bin olarak açıkladı. Basına konuşan Filistinli yetkililere göre verilerdeki çelişki, bazı kamp sakinlerinin yıllar içinde kamplardan taşınmayı başardığına işaret ediyor.

Mülteciler son derece zor koşullarda yaşıyor: Kamplardaki altyapı yetersizliği, aşırı kalabalık, işsizlikten kaynaklı yoksulluk ve tüm bunlara bağlı olarak sağlık ve eğitim sorunları. Filistinli mülteciler hiçbir devletin vatandaşlığında olmadıkları için Lübnan’da yaşayan ve çalışan diğer yabancıların yararlandığı bazı haklardan yararlanamıyorlar. Örneğin mültecilerin 20 kadar meslek kolunda çalışması, sendika kurması veya Lübnan’daki mevcut sendikalara üye olması yasak.

Lübnan’ın güvenliği ve siyasetinde ağırlık sahibi olan Hizbullah, göz ardı edilecek bir aktör değil. 2018 parlamento seçimlerinde Hizbullah’ın yer aldığı blok sandalyelerin yarısından fazlasını aldı. 31 Ocak’ta kurulan hükümetin üç bakanlığı Hizbullah kontrolünde.

Hizbullah mülteci kamplarında doğabilecek güvenlik sorunlarının kontrolünde de etkili olabilir. FKÖ’nün Hizbullah’la siyasi ilişkileri güçlendirme isteği buna dayanıyor. Kamplarda huzur ve istikrarı korumak FKÖ ve Lübnan hükümetinin ortak amacı. FKÖ kamplardaki yaşam koşullarını da iyileştirmek istiyor ve bunu ancak Lübnan’daki tüm aktörlerin desteğiyle sağlayabilir.

6 Ocak’ta Radyo Monte Carlo’ya konuşan Ahmed, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ile görüştüğünü, Nasrallah’ın Filistin mücadelesine desteğini teyit ettiğini aktardı. Ahmed görüşmeye dair başka detay vermedi.

FKÖ’nün Şii kesimlerle ilişkisi 1970’lere kadar uzanıyor. El Fetih o günlerde güney Lübnan’dan İsrail’i vuracak müttefikler olarak gördüğü Şii gençlere eğitim vermişti. Hizbullah’la ilişkiler 1980’lerin başında, İsrail’in Lübnan’ı işgal ettiği dönemde kuruldu. Ancak FKÖ’nün 1993’te İsrail’le Oslo Anlaşmalarını imzalamasıyla ilişkiler kötüye gitti. 2000 yılında patlak veren İkinci İntifada sırasında ise El Fetih’in silahlı kolu El Aksa Şehitleri Tugayları’na Hizbullah’tan para ve silah desteği geldiği yönünde işaretler vardı.

Uzun yıllar FKÖ’nün başında bulunan Yaser Arafat’ın ölümünden sonra iki örgütün ilişkisi resmi düzeyde bozuldu. Arafat’ın halefi Mahmud Abbas silahlı intifadayı bitirmeye yöneldi, İsrail’e karşı şiddet kullanılmasını reddetti ve El Aksa Tugayları’nın Batı Şeria’daki yapılanmasını tasfiye etti. Taraflar daha sonra El Fetih’in hâkim olduğu Lübnan’daki Filistin kamplarında baş gösteren güvenlik sıkıntıları nedeniyle yeniden bağlantı kurdular. Kamplarda dönemsel olarak radikal silahlı gruplar ortaya çıkıyor. Bunun bir örneği 2007 yılında Lübnan’ın kuzeyindeki Nahr El Bared kampında yaşandı. Lübnan ordusu cihatçı Fetih El İslam grubuna müdahale etmek zorunda kaldı. El Fetih’in bir korkusu bu tür çatışmaların daha büyük kamplarda da yaşanması.

Ağustos 2018’de Beyrut’a giden Abbas’ın yardımcısı Mahmud El Alul, FKÖ’nün 1982’de Lübnan’ı terk etmesinden sonra böyle bir ziyaret gerçekleştiren ilk üst düzey FKÖ yetkilisi oldu. Lübnanlı ve Filistinli temsilcilerle görüşen Alul, mülteci kamplarında güvenlik ve istikrarı korumak istediklerini, kampların silahlı gruplara veya Lübnan güvenlik güçlerinden kaçanlara sığınak olmaması gerektiğini vurguladı. Lübnan güvenlik güçleri normalde kamplara girmiyor.

Batı Şeria’daki bir El Fetih kaynağı, kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a yaptığı açıklamada “Filistin yönetimi, mülteci meselesini gündemden kaldırmaya çalışan ABD’nin Lübnan’daki Filistin kamplarında güvenlik gerilimi yaratıp kargaşa çıkarmasından endişe ediyor.” dedi.

Bu iddiayı kasım 2018’de Hamas da dile getirmişti. ABD yönetimi geçen sene mülteci tanımını değiştirerek ve UNRWA’ya yaptığı mali katkıyı keserek Filistinli mülteciler meselesini gündemden kaldırmaya çalıştığı izlenimini vermişti.

Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarında geçen sene ciddi bazı güvenlik olayları yaşandı. Ekim ayında Sayda yakınlarındaki Miye Miye Kampı’nda El Fetih ile Cemal Süleyman liderliğindeki Ensar Allah militanları arasında silahlı çatışmalar çıktı. Filistinli olan Süleyman’ın geçmişte El Fetih ve Hizbullah’la bağları olduğu söyleniyor. Hizbullah ve bir diğer Şii örgütü olan Emel Hareketi olaylara müdahale ederek sükûneti sağladılar ve Süleyman’ı kamptan gönderdiler. Bundan önce şubat ayında da Ayn El Hilve’de El Fetih ve Cund El Şam militanları arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Ocakta ise Sayda’da Hamas yöneticilerinden Muhammed Hamdan’a suikast girişimi olmuştu. Geçtiğimiz ay Lübnan ordusu suikast girişiminde yer aldığı iddiasıyla bir kişiyi tutukladığını duyurdu. Zanlının İsrail istihbaratı için çalıştığını itiraf ettiği iddia edildi.

Lübnan’da FKÖ’nün genel sekreterliğini yapmış olan El Fetih yöneticisi Sultan Ebu El Ayneyn Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Hizbullah’la ilişkileri geliştirmek lazım. Çünkü Hizbullah Lübnan’da hem siyasette hem sahada büyük bir güce sahip ve Filistinlilerin mağduriyetini ilgi alanında görüyor.”

Nasrallah 26 Ocak’ta El Mayadin’e verdiği demeçte Filistinlilerin Trump’tan gelecek çözüm planlarına karşı koymasını övdü ve El Fetih dâhil Filistin liderliği ile Beyrut’taki Filistin Büyükelçiliği üzerinden iyi ilişkiler içinde olduklarını vurguladı. Hizbullah lideri şöyle dedi: “ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması üzerine Ramallah’tan bir El Fetih heyeti dâhil tüm Filistinli gruplarla görüştüm. Biz Hizbullah olarak istisnasız tüm gruplarla ilişkilerimizi sürdürüyoruz.”

Arda’ya göre “Lübnan makamlarıyla işbirliği sayesinde kamplarda patlama yaratmayı amaçlayan pek çok güvenlik krizi aşıldı. Kamplardaki durum şu an daha iyi ama gerilimin sebepleri asgari ölçüde de olsa halen devam ediyor.”

Endişe kaynaklarından biri, yıllar önce El Fetih’ten atılan ancak kamplarda önemli sayıda destekçisi olan Muhammed Dahlan ile El Fetih arasındaki husumet. Dahlan önderliğindeki Demokratik Reform Akımı’nın aralıkta Ayn El Hilve’de düzenlediği etkinlikte Lino ismiyle anılan militan lider, Dahlan grubuna karşı herhangi bir harekette bulunmaması için El Fetih’i uyarmış ve tehditler savurmuştu.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Ahmad Melhem, Ramallah’ta yaşayan Filistinli bir gazeteci ve foto muhabiridir. Al-Watan News için çalışan Melhem, başka bazı Arap medya kuruluşlarında da yazmaktadır. 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept