Rusya ve Orta Doğu

Rusya’yla İran Suriye’de ayrışıyor ama diğer menfaatleri ortak

By
p
Article Summary
Rusya ve İran ilişkilerine “ittifak” demekten imtina etse de “ortaklık” diye tarif ettikleri bu ilişkiler, Suriye’nin ötesinde geniş bir iş birliği alanına yayılıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

MOSKOVA — Rusya’nın Suriye özel temsilcisi Alexander Lavrentiev ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin 28 Ocak’ta Kudüs’e giderek iki gün boyunca İsrailli yetkililerle görüştüler. Rus konuklarla ilk görüşmeyi yapan İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Yuval Rotem Twitter’dan paylaştığı mesajda toplantının verimli geçtiğini belirterek “Çeşitli bölgesel konularda anlamlı ve derinlikli görüşmeler yaptık.” dedi.

Rus heyetinin görüştüğü yetkililer arasında Başbakan Benjamin Netanyahu da vardı. Netanyahu’nun attığı tweet’e göre görüşmeler İran’a, Suriye’deki duruma ve İsrail ile Rus orduları arasında “sürtüşmeleri önlemek amacıyla güvenlik koordinasyonun güçlendirilmesine” odaklandı. Netanyahu ayrıca konukların Rusya adına “İsrail’in ulusal güvenliğini gözetme taahhüdünü teyit ettiklerini” belirtti.

Rus ve İsrailli yetkililer Suriye ve İran konularını görüşürken Moskova’daki Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’a İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif’ten telefon geldi. 

Rus tarafının resmi açıklamasına göre “Dışişleri bakanları Venezuela’daki güncel gelişmeleri görüştüler ve Venezuela’da iç barışın korunması, ivedi sosyoekonomik sıkıntıların bir an evvel çözülmesi adına sorumlu siyasi güçlerin anlayış birliğine varmasını kolaylaştırmak için yardıma hazır olduklarını kaydettiler.”

Açıklamada ikili iş birliği konuları da zikredildi ancak bunların ne olduğu, Suriye konusunun konuşulup konuşulmadığı belirtilmedi.

İsrail’in Rusça yayın yapan ILand TV kanalı ise ilgili haberinde şu satırlara yer verdi: “Kudüs’teki görüşmeler, Suriye’deki Rusya-İran anlaşmazlıklarına dair haberlerin çoğaldığı bir dönemde gerçekleşiyor. Rusya Suriye’deki problemlerin çözülmesini, mültecilerin dönmesini ve düzenin yeniden sağlanmasını istiyor. İran ise Suriye’yi İsrail’e karşı bir köprübaşı yapmak istiyor ve Suriye’yi bir Şii devletine dönüştürmek için elinden geleni yapacak. Bu doğrultuda İran yönetimi çoğunlukla Sünni olan mültecilerin dönüşünü engellemek istiyor.”

Böylelikle Moskova’yla Tahran arasında çatlak olduğuna dair spekülasyonlar iyice alevlenendi.

Moskova, Lavrov-Zarif görüşmesine ilişkin açıklamasında Venezuela’ya odaklanarak Suriye konusundaki anlaşmazlıkları perdelemeye çalışmış olabilir ama Rusya ve İran’ın ABD’ye kafa tutan hükümetleri desteklemek dâhil çeşitli iş birlikleri içinde olduklarını vurgulamak da istemiş olabilir.

Lavrentiev ile Verşinin Kudüs’ten sonra Batı Şeria’da Ramallah’a giderek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’la bir araya geldiler. Buradaki görüşmelerde İsrail-Filistin ihtilafının çözümü, Arap Barış Girişimi ve Filistinliler arasında birliğin sağlanması gibi konular ele alındı. Rusya şubatta birlik meselesine eğilecek, üst düzey Filistinli heyetler görüşmeler için Moskova’ya gidecek. Bu bağlamda Filistin’deki görüşmeler, Rusya-İsrail gündeminin İran’la sınırlı olmadığını göstermeye dönüktü.

Yine de İsrail-İran gerilimini yatıştırmak, Rusya için şu an birincil önemini koruyor.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü 23 Ocak’taki basın toplantısında İsrail’in Suriye’deki hava saldırılarına ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı: “Bu konudaki pozisyonumuz değişmiş değil. Pozisyonumuz uluslararası hukukun ilkelerine dayanıyor. Egemen bir devletin topraklarında keyfi saldırılar düzenleme pratiği kabul edilmemeli. Bizim düşüncemiz o ki bölgede çatışmaların artması Orta Doğu’da hiçbir devletin uzun vadeli menfaatlerine hizmet etmiyor. Buna elbette İsrail de dâhil. Silahlı çatışmalar nedeniyle yıllardır bunca sıkıntı yaşayan Suriye’nin, jeopolitik hesapların görüldüğü bir mücadele alanına dönüşmesine izin verilmemeli.”

Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise bundan üç gün sonra 26 Ocak’ta CNN’e verdiği demeçte Moskova’nın “İsrail devleti için sağlam bir güvenlik sağlayacak tedbirlerin önemini kesinlikle azımsamadığını,” aksine bunun “Rusya’nın başlıca önceliklerinden biri” olduğunu söyledi. Ryabkov, Rusya’nın Suriye’de İran’la “müttefik” olup olmadığı sorusuna ise “İran’la ne olduğumuzu anlatmak için bu kelimeyi kullanmazdım.” dedi.

Bu sözler İsrail açısından oldukça rahatlatıcıydı ama İran’da doğal olarak kızgınlık yarattı. Ancak bu açıklama şaşırtıcı sayılmamalı. İran Dışişleri Bakanı’nın kıdemli yardımcılarından Hüseyin Caberi Ensari de Moskova-Tahran ilişkisinde yanlış tanımlardan kaçınmak gerektiğini söylemişti.

Ensari ekim 2018’de Press TV’yle mülakatında şöyle demişti: “İttifak kavramını özellikle iki kutuplu dönemde, bloklar ve büyük ittifaklar döneminde son derece popüler olan anlamıyla ele alırsak ne Rusya bizim stratejik müttefikimizdir ne de biz Rusya’nın stratejik müttefikiyiz. Rusya’yla stratejik ittifakımız yok ancak spesifik ortak menfaatler temelinde ve aramızdaki bazı görüş ayrılıklarına rağmen spesifik bazı projelerde stratejik ortaklığımız var. Bunu gelecekte de sürdürebiliriz.”

Ensari bu savını teyit edercesine mülakattan iki ay sonra Moskova’ya gitti ve Suriye’de kurulmaya çalışılan anayasa komitesi konusunda Lavrentiev ve Verşinin ile görüşmeler yaptı.

Dolayısıyla Ryabkov’un sözleri, Rusya’nın İsrail ve İran’la ilişkileri açısından bir gösterge sayılamayacağı gibi söylem değişikliği olarak da algılanmamalı. Öte yandan bu açıklamanın, iki gergin ve inatçı hasım arasında hassas bir denge tutturmanın ne kadar zor olduğunu gösterdiği muhakkak.

Rusya’yla İran arasındaki her menfaat çatışmasından gündem yaratmak, anlaşmazlıkların var olduğu fikrini pekiştirir ama tarafların ne kadar ayrıştığı konusunda fikir vermez. Konu hakkında bilgi sahibi olanlar görüş ayrılıkları olduğunu çoktandır biliyor, Moskova ve Tahran da bunların sürdüğünü inkâr etmiyor. Dahası, savaş sonrası dönemde hem Suriye’deki aktörlerin hem de bunları destekleyen Rusya ve İran’ın görüşleri farklılaştıkça görüş ayrılıklarının artması ve yoğunlaşması bekleniyor.

Benzer şekilde, Suriye’de İran ve Hizbullah hedeflerini vuran İsrail’i durdurma konusunda Moskova’nın görünürde isteksiz davranması ve bunun Tahran’da hoşnutsuzluk yaratması, Rusya’nın büyük bir savaşı önlemek için canhıraş arabuluculuk yapmaktan cayacağı anlamına gelmiyor.

Rusya ve İran’ın stratejik kültürde eriştiği olgunluk, onları ilişkilerini isimlendirirken dikkatli olmaya sevk ediyor. İki ülke “ittifak” kavramının çağrıştırdığı siyasi ve etik bağlılıklardan kaçınmak istiyor ama Orta Asya ve Afganistan’dan Suriye ve Hazar’a kadar geniş bir coğrafyada uzun vadeli iş birliği istediklerini gizlemiyorlar.

İsrail ile İran arasında en azından mevcut koşullar ve yönetimler altında kalıcı barış sağlayacak bir çözüm belki de yoktur. Ancak Moskova zor işlerle uğraşmaktan vazgeçmedikçe ve Rus yetkililer mekik diplomasisini sürdürdükçe bu çatışmanın zaman zaman parlayan, orta yoğunluklu bir çatışma olarak sürme şansı var, en azından yoğunluk artana kadar.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Maxim A. Suchkov, Al-Monitor’un Rusya-Orta Doğu bölümünün editörüdür. Doktora derecesine sahip olan Suchkov, Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi’nde görev almakta, ayrıca Kuzey Kafkasya’daki Pyatigorsk Devlet Üniversitesi’ne bağlı Uluslararası İlişkiler Okulu’nda öğretim görevlisi ve araştırmadan sorumlu müdür yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Fullbright programı kapsamında 2010-2011’de Georgetown Üniversitesi’nde, 2015’te de New York Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olan Suchkov, “Kafkasya ve Orta Doğu’daki Rus Dış Politikası Üzerine Denemeler” isimli kitabın yazarıdır. Twitter hesabı: @Max_A_Suchkov

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept