İran'ın Nabzı

ABD yaptırımları İran’ın Irak’taki varlığını artırmasına mı hizmet ediyor?

By
p
Article Summary
ABD’nin yeniden yaptırım uygulaması, İran’ı Irak’ta aktif bir jeoekonomik gündeme itiyor. Tahran kârlı Irak pazarı sayesinde Washington’dan gelen baskıyı azaltabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İran’ın Irak’la ilişkileri genişletme ve bu ülkede nüfuz kazanma siyasetinin dayandığı mantık, ilk bakışta jeopolitik güç aktarımı olarak görülebilir. Ancak son yıllarda ve özellikle ABD yaptırımlarının yeniden başlamasıyla İran, Irak’ta jeoekonomik hedeflere de odaklanmaya başladı. İran bu doğrultuda Irak pazarından, büyük ekonomik projelerden aldığı payı büyütmeye çalışıyor, altyapı gelişiminde Irak’a katkıda bulunuyor.

2003’te ABD öncülüğünde gerçekleşen işgalin Irak’ta yarattığı boşluk, İran’ın Irak’la stratejik ilişkiler geliştirmesine önemli bir alan sağlamıştı. Şimdi de Trump yönetiminin yaptırımları paradoksal bir şekilde İran’ın Irak’ta jeoekonomik menfaatlere yönelmesine katkıda bulunuyor.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in ocak ayında iş insanlarından oluşan büyük bir heyetle Irak’a gitmesi ve ekonomik ilişkilere odaklanması, İran’ın jeoekonomik iddialarını yansıtan bir örnek oldu. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği Irak ziyaretinin de yine ekonomik ilişkilere yoğunlaşması bekleniyor.

2018 yılının 21 Mart-20 Aralık döneminde İran petrol dışı ihracatının yüzde 20.7’sini Irak’a yaptı. Irak bu açıdan Çin’in önüne geçti. Oysa Çin pazarı uzun süre İran’ın petrol dışı ihracatında açık arayla birinci olmuştu. Bahsi geçen dönemde Irak’ın İran’dan ithalatı 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 48 artmış oldu. Bu rakamlar, İran’ın Irak’la jeoekonomik ilişkilerinde önemli bir artışı yansıttığı gibi İran’ın genel dış ticaretinde de yükseliş trendine işaret ediyor.

İran Gümrük İdaresi verilerine göre 2003’te Irak’a yapılan petrol dışı ihracat 580 milyon dolar değerindeydi. 14 yıl sonra bu rakam 6.5 milyar dolar gibi çarpıcı bir seviyeye ulaşarak Saddam sonrası dönemde 10 misli artmış oldu. İran şimdi BAE, Çin ve Türkiye’den sonra Irak’ın dördüncü büyük ithalat kaynağı konumunda ve Irak’ın toplam ithalatında yüzde 6.4’lük paya sahip. İranlı yetkililer çıtayı daha da yükselterek ticaret hacmini 20 milyar dolar gibi iddialı bir rakama çıkarmaktan söz ediyorlar. Dahası Bağdat’a serbest ticaret anlaşması önerilmiş durumda.

İran ve Irak halen Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmamış az sayıdaki ülkeler arasında. İki ülkede de dış ticaret düzenlemeleri oldukça karmaşık, şeffaflıktan uzak ve fazlasıyla hükümet politikalarına bağlı. Bu durum ikili ticaretin en önemli sıkıntıları arasında yer alıyor. İran serbest ticaret anlaşması önerisiyle Irak’la ticareti serbestleştirmek ve sonra da pekiştirmek istiyor. Irak sınırındaki Arvand Serbest Bölgesi de bu amaçla kuruldu. Mehran ve Bane-Merivan’da iki yeni ticaret bölgesine ilişkin hükümet tasarısının çok yakında mecliste onaylanması bekleniyor. Bu üç bölgeyle birlikte iki ülke arasındaki sınır şeridinin büyük bir bölümü kocaman bir serbest ticaret bölgesine dönüşecek.

Öte yandan İran-Irak ticaretinde büyük bir dengesizlik söz konusu. Irak’ın İran’a ihracatı 2017’de yaklaşık 89 milyon dolar değerindeydi ki bu rakam işgal öncesi döneme göre sert bir düşüşü ifade ediyor. Bu dengesizlik Irak’ın serbest ticaret anlaşmasını imzalama isteğini olumsuz etkileyebilir.

Irak teknik ve mühendislik hizmetleri alanında da İran için önemli bir pazar. İranlı müteahhitler Irak’ta şu an 49 proje üstlenmiş durumda. Bunların 26’sı özerk Kürdistan bölgesinde, diğerleri ise Bağdat ve Basra’da yürütülüyor. Projeler çoğunlukla tarım, enerji altyapısı, konut ve ulaştırma sektörlerinde yoğunlaşıyor.

İran, Irak’ın ulaştırma altyapısında da etkili bir yer edinmeye çalışıyor. Bu alandaki en dikkat çekici proje İran’ın sınır kasabası Hürremşehr’den Irak’ın Basra limanına uzanacak bir demiryolunu öngörüyor. İran projedeki yükümlülüklerini yerine getirmiş ve hatta kaynak bulma işini üstlenmiş olsa da Irak tarafı projeyi hayata geçirmekte pek hevesli görünmüyor. Demiryolu daha sonra İran’ı Irak üzerinden Suriye’ye de bağlayabilir.

Zarif’in ocaktaki ziyareti sırasında taraflar Arvand Nehri’nin taraklanması ve ticari mal taşımacılığında kullanılması amacıyla ortak komisyon kurmayı kararlaştırdılar. Bu konuda da taahhütlerini yerine getiren İran, projenin hayata geçirilmesi için Irak tarafını teşvik etmeye çalışıyor. Tahran ayrıca turizm sektöründe, özellikle inanç ve sağlık turizminde işbirliği imkânlarını yakından takip ediyor.

Tüm bunlara rağmen İran’ın Irak’taki jeoekonomik varlığı pek çok zorluk ve dirençle karşı karşıya. Ekonomik işbirliği için gerekli olan hafif ve ağır altyapı her iki ülkede de yetersiz. İki tarafta da var olan tüketici bağlantılı sorunlar, sayısız bürokratik engeller, karmaşık yasal düzenlemeler, yetersiz ulaştırma altyapıları ve özellikle bankacılık sorunları ikili ticarete engel oluşturuyor. ABD yaptırımlarının yeniden başlamasıyla bankacılık işlemleri şu anda en büyük sıkıntıyı oluşturuyor, ekonomik işbirliğinin hızını kesiyor. Sorun o kadar derinleşti ki işlemler milli para birimleriyle yapılmaya başlandı. ABD’nin bankacılık alanında uyguladığı kısıtlamalar yüzünden İranlı şirketlerin Iraklı muhataplarından toplam alacağı 1.5 milyar dolara ulaşmış durumda.

İran’ın Irak’taki jeoekonomik varlığına, başta Türkiye olmak üzere bölgesel rakipler de meydan okuyor. İran medyası sıklıkla İran’ın Irak’ta Türkiye’nin gerisinde kaldığı uyarısında bulunuyor. İran’ın gözünde bir başka tehdit de Suudi Arabistan. Suudi Arabistan Irak’taki jeopolitik hedefleri doğrultusunda İran’ın ekonomik etkinliğini kısıtlamaya çalışıyor.

Küresel bağlamda bakıldığında İran-Irak ekonomik ilişkileri son aylarda ABD’nin baskısından olumsuz etkilenmeye başladı. Irak’ta iş yapan İranlı müteahhitler bir dizi yeni sorunla boğuşuyor. Washington ise İran’la Irak’ın enerji sektöründeki işbirliğini baltalamak için Irak’a yeni alternatifler sunmaya çalışıyor.

ABD’nin yaptırımları İran’ın Irak’ta güttüğü iddialı jeoekonomik hedeflere ciddi ölçüde ket vururken aynı zamanda İran’ı Irak pazarına daha da odaklanmaya itiyor. İran parasının yaptırımlar nedeniyle değer kaybetmesi Irak’a ihracatı yükseltirken, İran’a seyahat etmenin hiç olmadığı kadar ucuzladığını gören Iraklılar da turist akışını artırıyor. Amerikan yaptırımları Irak’ta ekonomik diplomasinin maliyetini de azaltıyor ve Tahran’ı jeoekonomik stratejilerinde Bağdat’a öncelik vermeye teşvik ediyor.

Son 10 yılda Bağdat İran’ın jeopolitik gündeminden hiç düşmedi. ABD’nin yeniden yaptırım uygulaması ve ekonomik baskının artması, Irak’a yönelik jeoekonomik gündemi de İran için giderek elzem hâle getiriyor. Bu bağlamda, ısrarlı baskısı ve çeşitli yaptırımlarına rağmen ABD, Irak’taki jeoekonomik varlığını zaten artırmakta olan İran’ın işini kolaylaştırarak baş düşmanının çıkarlarına hizmet ediyor olabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret, Yaptırımlar

Mohsen Shariatinia is an assistant professor of regional studies at Shahid Beheshti University in Tehran. On Twitter: @m_shariatinia

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept