Türkiye'nin Nabzı

Komünistler nasıl zafere ulaştı

By
p
Article Summary
Türkiye'nin ilk komünist belediye başkanı Fatih Maçoğlu "başarının sırrını" Al-Monitor'a anlattı.

Türkiye’de 31 Mart Yerel Seçimleri’nden hemen sonra sosyal medya üzerinden montajlı bir fotoğraf hızla yayıldı. Marksist-Leninist ideolojinin kurucu önderlerinden devrimci lider Vladimir Lenin, elinde çay bardağı ile önündeki bilgisayara bakarak şunu söylüyordu: “Tunceli’yi de almışız.” 

Kurgu da olsa Türkiye’deki komünistler için herhalde zaferin Lenin’le birlikte kutlanması kadar büyük ve esprili bir ödül yoktu. Çünkü “nostaljik” ve “marjinal” bir siyasi akım olarak görüldüğü için önceki seçimde Ovacık gibi küçük bir ilçeyi kazanmalarına sempatiyle bakılan komünistler, bu kez CHP ve HDP gibi güçlü rakiplerin arasından sıyrılarak Tunceli’nin liderliğini kazanmıştı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Tunceli’de yüzde 32.77 oy aldı. İkinci sıradaki HDP yüzde 28.21, üçüncü sıradaki CHP yüzde 20.59’da kaldı. İktidardaki AK Parti’nin oyu ise yüzde 14.06. Daha önce 6 bin 998 nüfuslu Ovacık ilçesinde belediye başkanı seçilen TKP’li Fatih Mehmet Maçoğlu, bu kez 88 bin 198 nüfuslu Tunceli’nin belediye başkanı oldu.

Bu zaferin Lenin üzerinden kutlanması da komünistler için özel bir anlam taşıyordu. Lenin’in o fotoğrafını Hürriyet’in başyazarı Ertuğrul Özkök köşesine alarak şu yorumu yaptı: “Dün sosyal medyada en çok hoşuma giden paylaşımlardan biri buydu. Bu seçim aynı zamanda insanların dev kurumlara karşı tek başına başarabileceğini de gösterdi. Tunceli’de TKP’li Fatih Mehmet Maçoğlu’nun HDP gibi bir güce karşı kazandığı başarı, doğru iş yapan, dürüst iş yapan insanların doğru sözler söyleyerek neler yapabileceğini gösterdi.”

Maçoğlu ise sonuçları duyururken “Dersim (Tunceli) halkı kazandı” dedi.

“Komünist Başkan” seçimi kazandıktan sonra ilk jestini sokak hayvanlarına yaptı. “Belediyemize gönderilecek her türlü çiçek-hediye vs. kabul edilmeyecektir. Bunun yerine bağışlarınızı sokak hayvanları bakım tedavi ve rehabilitasyonunda kullanılmak üzere aşağıdaki hesaba yapabilirsiniz” diye tweet attı.

Birçok gazete de birinci sayfasından duyurdu TKP’nin Tunceli zaferini. Sabah gazetesinin Başyazarı Mehmet Barlas bile NTV’de katıldığı bir programda şu sloganı attı: “Karl Marks’a, Engels’e, Lenin’e selam olsun…”

Aynı programda Prof. Ergün Yıldırım’ın Mehmet Maçoğlu hakkındaki yorumu da dikkat çekiciydi: “Halkçı, katılımcı, eşitlikçi yönetim yeni bir deneyim olabilir. Başarı sağlarsa bu deneyimle Türkiye’nin diğer partilerine, siyasetçilerine örnek oluşturabilir. Yaptıkları önemli.”

Peki, Maçoğlu ile birlikte TKP’yi bu zafere taşıyan ne oldu? Maçoğlu bölgenin çocuğu. 1968 yılında Ovacık’ta doğdu. Yıllarca sağlık memuru olarak çalıştı. Yardımsever biri olarak tanındı. 2014 yılında TKP ve Demokratik Halklar Federasyonu’nun ortak adayı olarak girdiği seçimi kazanarak doğduğu ilçenin belediye başkanı oldu. Başkan seçildikten sonra halkın içinde kalmaya, onlarla birlikte tarlalarda çalışmaya devam etti. Şeffaf belediyecilik yaptı. Gelir gider durumunu her ay kapıya astı.

Hazine’ye ait 650 dönümlük araziyi organik tarıma açarak elde edilen fasulye, nohut, patates, mercimek ve bal gibi ürünleri Türkiye’nin dört bir tarafına satmaya başladı. Ürünler o kadar çok beğenildi ki, Avrupa ve Amerika’dan bile talep geldi. Elde edilen gelirle yoksul öğrencilere burs verildi. Ovacık Belediyesi 200’ün üzerinde öğrenci okuttu. Belediyeyi halkla birlikte yönetti. Halk Meclisi kurdu. Bu meclisin toplantısına herkes katılıp görüşlerini dile getirebildi.

Bu seçimde Tunceli’den aday olacağını açıklayınca, kamuoyundaki genel kanı “boyunu aştığı” şeklindeydi. Seçimi kaybedeceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Çünkü Tunceli, CHP’nin ve HDP’nin çok güçlü olduğu bir ildi. Ancak Maçoğlu, TKP ve Dersim Demokratik Halk Dayanışması Grubu’nun ortak desteğiyle girdiği son seçimi de kazanarak büyük sürpriz yaptı.

Komünist Başkan’a destek verenler arasında bir zamanlar “Komünistler Moskova’ya” diyenler dahi vardı. Eski Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş da bu isimlerinden biri. Öğrencilik yıllarında komünizm karşıtı olan Dağdaş, Maçoğlu seçimi kazandıktan sonra Twitter’dan şu mesajı paylaştı: "Topuyla tüfeğiyle gelmedi! ‘Fasulyesiyle balıyla peyniriyle’ geldi! Hoş gelmiş sefa gelmiş… Beni, komünist kovalamaktan (öğrencilik yıllarımda) bugün komünist alkışlama noktasına getiren başkanı tebrik ediyorum"

Maçoğlu’nun Tunceli’de seçilmesiyle Ovacık’taki belediye başkanlığı ise TKP’den CHP’ye geçti. Peki bu, Ovacık’taki organik üretimin sonu mu demek? Fatih Mehmet Maçoğlu bu soruyu Al-Monitor’a şöyle yanıtladı: “Ovacık marketleri devam edecek. Oradaki ürünler halkımızın sağlıklı beslenmesi için çok önemli. Biz o ürünleri sadece tohum, toprak, su ve güneşle elde ediyoruz. Hiçbir kimyasal ilaç kullanılmıyor. Yüzde 100 doğal oldukları laboratuvar testleriyle de kanıtlanıyor. İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana’da mağazalar açmıştık. Önümüzdeki dönem Kayseri, Mersin, Antalya, Kocaeli, Bursa’da da mağaza açacağız. İzmir ve İstanbul’da mağaza sayımızı artıracağız. Bu kooperatif sıkıntıya düştüğü yerde omuz vereceğiz. Onun çalışanı olacağız. Sağlanacak gelirle daha fazla öğrenciye burs vereceğiz.”

Maçoğlu, mazbatasını alıp göreve başladığı gün, Twitter hesabından Tunceli Belediyesi’nin borcunu paylaştı. Buna göre kayyumdan devralınan Tunceli Belediyesi’nin faiz de dâhil 67.5 milyon lira borcu var.

Belediyenin demir kapılarının bundan sonra hep açık kalacağını vurgulayan Mehmet Maçoğlu önceliklerini şöyle sıraladı: “Kısa vadede önce belediyenin borçlarını ödeyeceğiz. Şeffaf, sorgulanabilir belediyecilik yapacağız. Halk meclislerini ilk üç ay içerisinde kuracağız. Belediyeyi halkla beraber yöneteceğiz. Herkesin katılıp söz söyleyeceği bir meclis olacak. Bunu Ovacık’ta yapmıştık burada da yapacağız.”

TKP’nin desteğini artırmasına gelince, Türkiye’de “komünizme kayış” mı yaşanıyor; yoksa komünizm artık tehlikeli bir akım olarak görülmediği için toplumdan sempati mi topluyor? “Kapitalizm milleti mahvetti” diyen Maçoğlu şöyle konuştu: “Onlar iyi yönetemiyorlar. Bir damla petrolün bir damla kana eşit tutulduğu yönetim biçimi iflas etti. Toplumun temel ihtiyaçlarını öne çıkaran, insanların birlikte yönetebildiği, kooperatifçiliğe, güvenilir gıda üretimine dayalı bir ideolojik duruş, toplumun yüreğine vicdanına dokundu. Başarımızın sırrı budur.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Türkiye seçimleri

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept