Irak'ın Nabzı

ABD’nin Suriye’den çekilmesi Irak’ı nasıl etkileyecek?

By
p
Article Summary
ABD’nin kuzeydoğu Suriye’den çekilmesi, İslam Devleti’nin yeniden güçlenmesine yol açarak Irak’ın istikrarını da etkileyebilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

SÜLEYMANİYE, Irak — ABD Başkanı Donald Trump Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 6 Ekim’de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından Rojava olarak da bilinen kuzeydoğu Suriye’den çekilme kararını açıkladı ve görece istikrarlı bölgeye Türkiye’nin askeri harekât başlatmasının önünü açtı.

Erdoğan 9 Ekim’de Barış Pınarı Harekâtı’nın başladığını duyururken, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bölgeyi savunmak üzere genel seferberlik çağrısında bulundu.

Kürtler ABD tarafından ihanete uğradıklarını düşünüyorlar. Türk operasyonu şimdiden onlarca sivil zayiata ve binlerce insanın evlerini terk etmesine neden oldu. Operasyon neticesinde binlerce masum sivilin hayatını kaybetmesinden ve IŞİD olarak da bilinen İslam Devleti (İD) militanlarının yeniden örgütlenmek ve Suriye’de pek çok bölgenin yanı sıra Irak ve Irak Kürdistanı’nı istikrarsızlaştırmak için fırsat yakalamasından korkuluyor.

Beyaz Saray 6 Ekim’deki açıklamasında “ABD Silahlı Kuvvetleri operasyona destek veya katkı sağlamayacak ve IŞİD’in bölgesel ‘halifeliğini’ bertaraf eden ABD, bölgede artık bulunmayacak” dedi. 

Trump’ın Amerikan askerlerini çekerek ABD’yle beraber İD’e karşı savaşmış olan müttefiki SDG’yi terk etmesi, uluslararası toplumda şok etkisi yarattı ve çeşitli kaygılara yol açtı. ABD yetkilileri Türkiye’nin ana hedefinin sınır güvenliğini sağlamak olduğunu ve 2017’de “halifeliğin” çökertilmesinin ardından yakalanan binlerce İD militanının sorumluluğunu alacağını söylüyorlar. 

İD’le mücadelede ABD Başkanı’nın özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Brett McGurk, Beyaz Saray’ın Türkiye’ye “işgal” için yeşil ışık yaktığını öne sürerek şöyle dedi: “Açıklama anlamsız. IŞİD tutuklularından artık Türkiye’nin sorumlu olacağı söyleniyor. Ancak bu tutuklular, Türkiye’nin saldırdığı bölgenin 230 kilometre uzağında SDG kontrolündeki bir kampta bulunuyorlar.” 

Arap ve Süryanileri de içeren ancak ağırlıkla Kürtlerden oluşan ve ABD tarafından silahlandırılan SDG, İD’le mücadelede 11 bin savaşçısını kaybetti. SDG Genel Komutanlığı 9 Ekim’deki açıklamasında Türk operasyonunun “insani felakete” yol açacağını söylerken, İD’le mücadele eden uluslararası koalisyonun üyelerini göreve çağırdı. 

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tahsin El Hafaci Al-Monitor’a şöyle konuştu: “ABD’nin bu kararı güvenliğimizi, Irak-Suriye sınırının emniyetini mutlaka etkileyecektir. Gerekli tüm önlemleri değerlendiriyoruz. Ortak koordinasyon ve eylem için, terörist grupların saklanacak yer bulmasını, halkımıza karşı yeniden terör eylemlerine başlamasını önlemek için SDG, uluslararası koalisyon, Suriye hükümeti, Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ve hatta Türkiye’yle bilinçli bir şekilde çalışıyoruz.”

Irak sınırlarını güvenceye almanın “milli güvenlik” kapsamında olduğunu vurgulayan sözcü, Iraklı yetkililerin durumunu yakından ve ciddiyetle izlediklerini belirtti. 

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, KBY ve bölgenin iktidar partisi olan Kürdistan Demokrat Partisi’nin lideri Mesud Barzani, Türkiye’nin askeri operasyonundan dolayı kaygı dile getirdiler ve sorunların barışçıl yoldan çözümü için çağrıda bulundular.

KBY’den yapılan açıklamada “Kürdistan Bölgesi IŞİD’i bertaraf etmek için verilen mücadelede büyük bedeller ödedi ve hâlihazırda, çoğu bu savaştan kaçmış olan 1.1 milyon yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyor. Bunların yeniden yaşanmasını önlemek, uluslararası toplumun sorumluluğudur” denildi.

Al-Monitor’a konuşan KBY Sözcüsü Cotyar Adil, uluslararası yardım örgütlerinin muhtaç sivillere yardım ulaştırabilmesi için Rojava ile sınır kapılarının kapatılmadığını söyledi. Ayrıca, KBY’nin mevcut mali yükleri nedeniyle Suriye’den daha fazla mülteci barındıramayacağını vurguladı. 

Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’de sivil hedefleri vurduğuna dair haberlerin yayılmasından kısa süre sonra KBY’nin başkenti Erbil’de, Süleymaniye’de ve pek çok Avrupa şehrinde yaşayan Kürtler sokaklara dökülerek operasyonu protesto ettiler. 

KBY Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabar Yaver Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Binlerce İD militanı, bunların aileleri ve çocukları SDG’nin elinde tutuklu. SDG kendi bölgelerinde kontrolü kaybederse ya da İD tutukluları kaçarsa bu, tüm bölgede tehdit oluşturur. Peşmerge Bakanlığı bize bu konuda henüz herhangi bir önlem bildirmiş değil.”

Al-Monitor Doğal Kararlılık Harekâtı Sözcüsü Albay Myles B. Caggins III ile SDG Sözcüsü Mustafa Bali’ye de ulaşmaya çalıştı ancak yanıt alamadı. 

Washington merkezli danışmanlık şirketi Allegiance Strategies’te dış ilişkiler direktörü olan Diliman Abdülkadir Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “ABD’nin çekilmesi, Rojava’nın istikrarını ciddi şekilde etkilemekle kalmaz, KBY için de yeni yükler oluşturur. Sivil halktan mutlaka Türkiye’ye kaçanlar olacak ve bu da oradaki durumu ağırlaştıracak. Ancak pek çok Kürt muhtemelen KBY’ye sığınmaya çalışacak çünkü özellikle Erdoğan’ın tehditlerinden sonra kendilerini Kürtler arasında çok daha güvenli hissedecekler.” 

Bu durumun KBY’yi zorlayacağını belirten Abdülkadir şöyle devam etti: “KBY son mülteci krizini henüz atlatmış değil. Yeni bir mülteci akını daha fazla uluslararası yardım gerektirecek. Ancak bu, gereksiz ve önlenebilir bir krizdir. Başkan Trump’ın tek yapması gereken kararını geri almasıdır, böylece birçok hayat kurtulur.”

Abdülkadir’e göre SDG kendisini savunurken İD tutuklularını bırakma durumunda kalırsa, İD “halifeliğinin” canlanma riski doğabilir. İD’in birinci hedefinin SDG olacağını söyleyen Abdülkadir, “Ancak SDG’nin zorunluluk ve hayal kırıklığı nedeniyle IŞİD’den önce Türkiye’yle savaşmaya öncelik vermesi de akla yatkın” dedi. 

Son gelişmelerle birlikte tarihin tekerrür etmesi, İD’in Irak’ta geniş toprak parçalarını ele geçirdiği 2014’teki olayların yeniden yaşanması ihtimal dışı değil. İD savaşçıları sadece SDG’nin hapishanelerinde bulunmuyor. Irak’ın pek çok bölgesinde yeniden örgütlenmek ve saldırıya geçmek için uygun zamanı kollayan İD militanları var. SDG’nin sağladığı istikrar bozulabilir ve KBY yeni bir bölgesel çatışmanın içine çekilebilir. Tüm bunlar, uluslararası toplumun Trump’a aceleci kararından vazgeçmesi yönünde baskı uygulamasıyla önlenebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Dana Taib Menmy is a Kurdish journalist from Sulaimaniyah who has been published by several Kurdish media outlets since 2006.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept