Irak'ın Nabzı

İslam Devleti Irak’taki siyasi çalkantıyı kullanarak yeniden canlanıyor

By
p
Article Summary
İslam Devleti’nin Irak’taki uyuyan hücreleri protesto krizinden faydalanarak kentlerde harekete geçmeye başladılar. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak’taki hükümet karşıtı gösteriler ivmesini korurken, İslam Devleti (İD) ülkenin farklı köşelerinde saldırılarını artırmaya başladı. 10 Aralık’ta Selahaddin vilayetinin Samara kentinde gerçekleşen intihar saldırısında Haşdi Şabi olarak da bilinen Halk Seferberlik Birlikleri’nin (HSB) dört mensubu hayatını kaybederken Kerkük’ün Dibis ilçesi de saldırıya uğradı. 

Yine 10 Aralık’ta örgüt mensupları Selahaddin ve Diyala vilayetleri arasındaki sınırda kamera izleme sistemlerini hedef almaya çalıştılar. Ön almaya çalışan Irak ordusu ise ülkenin kuzey kesimlerinde İD mensuplarına yönelik operasyonlar başlattı. 

HSB’nin internet sitesinden 2 Aralık’ta yapılan açıklamada dört HSB mensubunun Diyala’da meydana gelen İD saldırısında öldüğü belirtilmişti. HSB 16 Kasım’da da Kerkük’te bazı bölgeleri ele geçirmeye dönük İD eylemlerini önlediğini söylemişti. 

Gösterilerin yarattığı çalkantı ve Başbakan Adil Abdül Mehdi’nin istifasıyla derinleşen siyasi istikrarsızlık ortamında Irak Kürdistanı yönetimi, İD tehdidinin arttığı uyarısında bulunuyor. Kürdistan yönetimine göre Hanekin ilçesindeki bir Peşmerge birliğinin 5 Aralık’ta İD saldırısına hedef olması, bölgenin istikrar ve güvenliğine yönelik tehdidin ciddiyetini gösteriyor.

Asaib Ehl El Hak liderlerinden Kais El Hazali ise basına yaptığı açıklamada İD militanlarının gösterilere sızdığını öne sürdü. Ancak Ortak Harekât Komutanlığı’ndan bir subaya göre “HSB liderleri göstericileri korkutup sindirmeye, güvenlik sorunundan göstericileri sorumlu tutmaya çalışıyorlar. Oysa kendi bölgelerindeki yetersiz güvenlik planlarından HSB sorumlu.”

İD’in gösterilerdeki rolüyle ilgili görüşler farklı olsa da örgütün halkın öfkesine yatırım yaptığı, ortaya çıkan güvenlik sorunundan, siyasi ve hatta toplumsal çalkantılardan istifade etmek istediği ortada. Birleşik Irak İttifakı’nın eski üyesi askeri uzman Ahmed El Şerifi Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede, “İD Bağdat’ta faal. Güvenlik güçlerinin gösterilerle meşgul olmasından faydalanıyor. İD hücreleri, Bağdat’ın merkezindeki El Raşid Sokağı’nda kalabalıkların arasında kalan Merkez Bankası’na el bombası atabildi” şeklinde konuştu. Şerifi İD’in hem Bağdat’ta hem de güney ve iç kesimlerde büyük çaplı terör saldırıları düzenleyebileceğini düşünüyor.

Ortak Harekât Komutanlığı Sözcüsü Tümgeneral Tahsin El Hafaci de benzer görüşte. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Sözcü, “İD, gösterilerde emniyeti sağlamakla uğraşan güvenlik güçlerinin yoğunluğundan faydalanıp uyuyan hücrelerini harekete geçirmeye çalışıyor” dedi. Sözcüye göre ekimde öldürülen İD lideri Ebu Bekir El Bağdadi’nin Kerkük’te yakalanan yardımcılarından biri, sorgusu sırasında silahlı eylemler yapmak üzere gösterilere sızma planları yaptıklarını itiraf etti. 

Parlamentoda Ninova vilayetini temsil eden Hanin El Kadu ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Güvenlik güçlerinin güney ve iç kesimlerde gösterilerle meşgul olduğu düşünülürse İD kuzey bölgelerde saldırı planları yapacaktır. Zira örgüt bu bölgelerde güney ve iç kesimlere göre daha büyük saldırı ve hareket kapasitesine sahip.” 

Babil vilayetinde güvenlik ve terör konularında çalışmış olan parlamento üyesi Fellah El Hafaci’ye göre de “İD, gösterileri bir fırsat penceresi olarak görüyor ve özellikle kuzey ve batı bölgelerinde, ortamın elverişli olduğu vilayet çeperlerinde uyuyan hücrelerini harekete geçirerek saldırılar düzenlemek istiyor.”

Nitekim güvenlik güçlerinin medya birimi 12 Aralık’taki açıklamasında Anbar ve Selahaddin vilayetlerinden üç İD mensubunun tutuklandığını duyurdu. 

Ninova vekili Ahmed El Caburi ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Samara ve Ninova’da, Selahaddin ile Kerkük’ün dış bölgelerinde önemli çapta terörist faaliyetler söz konusu. İD protestoların yarattığı ortamda eski konumuna dönebileceğini düşünüyor ve bu durum örgüte karşı acil güvenlik önlemlerinin alınmasını gerektiriyor.”

İD gösterilere yakın noktalarda patlamalar gerçekleştirdi. Bir güvenlik kaynağının 12 Aralık’ta verdiği bilgiye göre Bağdat’ın Baladiyet bölgesinde yol kenarında patlayan iki bomba iki sivilin yaralanmasına neden oldu. Ancak askeri uzman Sermet El Beyati’ye göre “İD Bağdat’taki göstericileri vurmaya çalışmıyor. Göstericiler örgütün hedef kapsamında yer almıyor. Asıl istenilen, Irak güvenlik güçlerini rahatsız etmektir.”

Irak Medya Gözlemevi’nin sekreterliğini yürüten siyasi yorumcu ve araştırmacı Mahmud El Haşimi ise İD’in hareketlenmesi ile gösterilerin ivme kazanması arasında bir “komplo” ilintisi olduğuna inanıyor. Al-Monitor’a konuşan Haşimi, “Suriye’de bilumum terörist örgütün varlığı, gerek Irak’ta gerekse başka hedef bölgelerde bazı anarşi projelerinde kullanılmak isteniyor” dedi. 

Haşimi sözlerini şöyle sürdürdü: “Gösteri krizi ve buna yönelik hazırlıklar belli bir takvime göre gerçekleşti, Lübnan ve İran’daki gösterilere denk getirildi. Protestoların gerçekleştiği [Şii ağırlıklı] coğrafya, devlet yapılanmasını ve kamuoyunun gücünü zayıflatacak, güvenlik güçlerinin rolünü sınırlandıracak titiz bir planlama yapıldığına işaret ediyor. Nitekim güvenlik güçlerinin rolü asgari düzeyde kaldı ve bu da ABD güçlerinin Ürdün ve Suriye’den Irak’a akın etmesine neden oldu ve terörist grupları bir dizi eyleme sevk etti.”

Haşimi’ye göre “Gösterilere eşlik eden şiddet eylemleri paralelinde hedefler planlandığı şekilde devam edecek.” 

İD’in Irak’taki tarihçesi, örgütün ülkedeki her istikrarsızlık fırsatını, halkın hükümetten veya genel koşullardan duyduğu her hoşnutsuzluğu kullanarak varlık ve etkinliğini pekiştirmeye çalıştığını gösteriyor. Tıpkı 2014’te yerel ve federal yönetimlere duyulan tepkiyi kullanarak Musul’u işgal etmesi gibi.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: İslam Devleti

Adnan Abu Zeed, Iraklı bir gazeteci yazardır. Zeed, Irak’ta mühendislik teknolojileri bölümünden mezun olmuş, devamında ise Hollanda’da medya teknolojileri okumuştur.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept