Türkiye ile Suriye’deki Kürt yönetimi arasında su kavgası

Türkiye ile Rusya İdlib’deki çatışmaların durdurulması konusunda mutabakat yaparken Ankara’nın Suriye’nin kuzeyindeki Kürt özerk yönetimi topraklarına su akışını kısması başka bir güvenlik tehdidi ortaya çıkardı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

al-monitor Haseke’deki El Hol kampında tutuklu bulunan kadınlar, Suriye, 1 Nisan 2019 Photo by REUTERS/Ali Hashisho.
Amberin Zaman

Amberin Zaman

@amberinzaman

İşlenmiş konular

ras al-ain, russian influence in syria, turkish intervention in syria, al-hol, islamic state, water supply

Mar 5, 2020

Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtlerin liderliğindeki özerk yönetim ile Türkiye’nin kontrolü altındaki bölgeler arasındaki elektrik ve su ihtilafı İslam Devleti’nden on binlerce ailenin tutulduğu El Hol kampında güvenlik kaygılarına yol açtı. İhtilaf Türkiye ile Rusya arasında İdlib’in kuzeybatısında yükselen gerilimle tehlikeli bir viraja girmiş durumda.

ABD destekli Kürt yönetimi bir aydır, Türkiye’yi Türk işgalindeki Resulayn’daki Alok tesislerinden Haseke’ye verilen suyu kesmekle suçluyor. İD’li ailelerin kaldığı El Hol kampı da Haseke’de yer alıyor. Alok tesislerinden yurdundan olan on binlerce Suriyeli de dahil yaklaşık 460 bin insanın su ihtiyacı karşılanıyor.

Gelişmelere vakıf bir kaynak Al-Monitor’a şunları aktardı: “Temel hizmetler ve güvenlik birbirine bağlı meselelerdir. Su sıkıntısı güvenliğin zaten kırılgan olduğu El Hol’de protestoların fitilini ateşleyebilir.” Geçmişte yaşanan protestolarda İD’li kadınlar kamptaki güvenlik görevlilerini yaralamışlardı. Su sıkıntısı protestoların yanı sıra hijyen ve sağlığı da tehdit ediyor.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynak, ihtilafın ABD ve BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin en tepe önceliklerinden biri hâline geldiğini söyledi.

Alok’taki tesis Türkiye’nin Resulayn ve yanı başındaki Tel Abyad’a ekimde düzenlediği harekâtta büyük zarar görmüştü. Gelişmeleri izleyen bağımsız kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Suriye hükümetinden teknik bir heyetin tamir için tesise giriş talepleri, sonuncusu 3 Mart’ta olmak üzere birçok kez reddedildi. Tesisten sağlanan su arzı tehlikeli bir istikrarsızlık teşkil ederken, Türkiye musluğu siyasi amaçlarla kesmekle suçlanıyor.

Özerk yönetime bağlı elektrik idaresinin eş başkanlığını yapan Ziyad Rüstem’in Suriye’nin kuzeydoğusundaki Rojava Bilgi Merkezi’ne verdiği bilgiye göre kesintiler son üç gün boyunca sürdü. Rüstem, Türkiye’nin, özerk yönetimden Resulayn’a saatlik 25 megavatlık elektrik verilmesini istediğini, bu talep karşılanmayınca da suyu kestiğini söyledi. 

Rusya’nın Türkiye ile sağladığı anlaşmanın Türk kontrolündeki bölgeye saatlik 5 megavat elektrik öngördüğünü belirten Rüstem, “Su pazarlık olarak kullanılmamalı. Bu kirli ve etik dışıdır. Biz insaniyet gereği elektriği vereceğiz ama Türkiye de kendi tahrip ettiği hatları onarmalı.” 

Resulayn’da bulunan Mebruka elektrik santrali ekimdeki harekât sırasında zarar gördüğü için Türkiye’nin kontrolündeki bölgeler elektriği Kürt özerk yönetiminden almak zorunda ve konuya vakıf ikinci bir kaynağa göre Ankara “bu durumdan nefret ediyor.”

Özerk yönetim yetkililerinden Sözde Ahmed, Al-Monitor’a su akışının bugün yeniden başladığını ancak devam edip etmeyeceğine dair şüpheler olduğunu söyledi. Ahmet suyun Kürt yönetimine karşı bir baskı aracına dönüştüğüne işaret ederek, “Sadece Alok’taki teknisyenlerin musluğu şu an için açtıklarını biliyoruz ancak her an yeniden kesilebilir” dedi. 

Türkiye’nin Barış Pınarı harekâtıyla birlikte Resulayn ile Tel Abyad arasındaki geniş bir araziye hizmet vermek durumunda olduğuna dikkat çeken ikinci kaynak ise Al-Monitor’a şunları aktardı: “Elektriği Türkiye’den getiremezler. Suriye’nin kuzeydoğusundaki diğer tüm elektrik hatları da kendi kontrollerinde olmayan santrallere bağlı. Türkiye’yi hasım olarak gören, Türkiye’nin işgalini meşrulaştırmak istemeyen ve bölgede bir devlet olarak tanınmak isteyen Kürt yönetimi için ‘Hayır size elektrik vermiyoruz, herkes sizin yönetim kapasitenizi görsün’ demek oldukça kolaydı ve bunu yaptılar.” 

Kaynağa göre “Türkiye kendi kontrolündeki bölgelerde bir memnuniyetsizlikle karşı karşıya ve bu nedenle böylesi sert bir adım atarak ‘Madem siz bize elektrik sağlamıyorsunuz, biz de su akışını durduruyoruz’ demek durumunda kaldı.” 

Suriye’nin kuzeydoğusunda yaklaşık 700 birliği bulunan ABD’nin de ihtilafın içine çekildiğini belirten kaynak, şöyle devam etti: “Amerikalılar konuyu Türkiye ile müzakere etmeye çalıştılar, ‘NATO müttefikiniz olarak musluğu yeniden açmanız gerektiğini düşünüyoruz’ dediler ama aldıkları cevap ‘önce Kürtlere bize elektrik vermeleri gerektiğini söyleyin’ oldu.”

Öte yandan Türkiye’nin öfkesi İdlib’de artan gerginlikle birlikte Rusya’ya yönelmeye başlamış durumda. Gerginlik en az 36 Türk askerinin ölümüne yol açan 27 Şubat’taki hava saldırılarının ardından doruğa ulaştı ve hem Türkiye hem Rusya, Suriye hükümet güçlerini günah keçisi ilan etse de yaygın kanı saldırının Moskova’nın marifeti olduğu yönünde. Kaynak da “Türkiye şimdi [su meselesinden] Rusya’yı sorumlu göstermeye çalışıyor” dedi. 

Rusya, Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri ile Türkiye arasında ekimde sağladığı anlaşma ve ABD birliklerinin Türkiye sınırından çekilmesiyle birlikte Suriye’nin kuzeydoğusunda artan etkinliğinden memnun görünüyor. Kaynak sözlerini şöyle noktaladı: “Güç dengesinde büyük bir kayma oldu. Amerikalılar ekimden sonra büyük bir güç kaybı yaşadı. Amerikalılar Kürtlerin üzerinde hâlen nüfuz sahibi olsalar da Suriye’nin kuzeyinde yaşananlardan dolayı Türkiye’nin hedefinde şu an Rusya var."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Erdoğan Kafkasya’da macera mı arıyor?
Fehim Taştekin | Savunma ve güvenlik iş birliği | Tem 17, 2020
Suriyeli Kürtler yeni bir tehlikeyle karşı karşıya: Petrol kirliliği
Dan Wilkofsky | Petrol ve gaz | Haz 30, 2020
HTŞ, Türkiye’nin işini mi yapıyor?
Fehim Taştekin | İdlib | Haz 28, 2020
Suriyeli Kürtler birlik için ‘tarihi adım’ atarken Ankara sessiz
Amberin Zaman | Suriye çatışması | Haz 17, 2020
Barış Pınarı Harekâtı’nın ardından sefalet ve propaganda savaşı devam ediyor
Amberin Zaman | türk-kürt çatışması | May 29, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Libya hesaplaşması Türkiye’nin sınırlarına dayanıyor
Fehim Taştekin | | Ağu 3, 2020
al-monitor
İdlib’de tıklayan bomba: Uzlaşma mı savaş mı?
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Tem 29, 2020
al-monitor
Kanal İstanbul hayaliyle rant oyunları
Mustafa Sönmez | Doğal çevre | Tem 22, 2020
al-monitor
Kürtlerin korkusu: Pençe PKK’nin ötesinde Kürdistan’ı hedef alıyor
Fehim Taştekin | Kürtler ve Kürdistan | Tem 20, 2020