Yeni Körfez diplomasisi paranın peşinde

Körfez devletlerinin son diplomatik atılımları, dışarıdan yatırım çekme çabalarıyla yakından bağlantılı.

al-monitor Riyad’daki menkul kıymetler borsası Tedavül’den bir görüntü, 12 Aralık 2019  Photo by Photo by FAYEZ NURELDINE/AFP via Getty Images..

Oca 13, 2021

İsrail’le normalleşme ve Katar üzerindeki ablukanın kaldırılması başta olmak üzere Körfez’deki son diplomatik açılımların arkasında ortak bir itici güç var: Bölge genelinde doğrudan yabancı yatırımların dibe vurması.

Eylül 2020’deki Abraham Anlaşmaları ile İsrail’le diplomatik ilişki kuran Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’i Sudan ve Fas izledi. Bahreyn, BAE ve Mısır’la birlikte Katar’a abluka uygulayan Suudi Arabistan ise uzun zamandır süren bu kavganın yumuşamasına önayak oldu. Görünen o ki 2020 yılı anlaşmazlıkların çözümü için Körfez’e güçlü gerekçeler sundu.

Pazardaki arz fazlası Körfez ülkelerinin gelir akışını vururken, küresel pandemi petrol talebini düşürdü. Alternatif enerjinin hem daha iyi bir yatırım hem de siyasi paratoner olduğu konusunda giderek fikir birliği oluşuyor. Mali politikaları sıkılaştırmak, yeni vergiler ve harçlar uygulamak, borçlanmak ve dışarıdan yeni yatırımlar çekmek tek çare olarak görünüyor.

BAE için İsrail önemli bir dış yatırım kaynağı, teknolojiye erişim, yeni turistler ve emlak alıcıları anlamına geliyor. Abraham Anlaşmaları’ndan bu yana 50 bin İsrail vatandaşının BAE’yi ziyaret ettiği bildiriliyor. Katar’ın bağışlanması ise Suudi Arabistan’ın dört gözle turist ve yatırımcı beklediği anlamına geliyor. Üstelik Katarlılar kara sınırını arabayla geçerek Suudi Arabistan’a ulaşabiliyor. 

Profesyonel hizmetler şirketi PwC, Nisan 2020’de pandeminin, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) bölgesindeki turizm sektöründe 400 bin kişilik bir istihdam kaybına neden olacağını, Orta Doğu genelinde ise turizmdeki iş kaybının 3 milyonu aşacağını tahmin etmişti. Nebatîlerden kalma arkeolojik zenginliklere sahip olan ve Suudi Arabistan’ın turizm umutlarını simgeleyen El Ula kentinin ev sahipliği yaptığı son KİK zirvesi, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’a liderlik ortaya koyma fırsatı verdi. Birlik çağrısı yapan Veliaht Prens, son beş yıla damgasını vuran dış politika maceralarına değil, ekonomik sıkıntılara odaklandığı mesajını verdi. 

Tüm bunlar para için yapıldı. Para tek sebep olmasa da zorlayıcı bir sebep. Washington’daki siyasetin de kuşkusuz ki alakası var. İsrail’le ilişki kurarak görevi sona ermekte olan Başkan Donald Trump’ın gönlünü almaktan ya da Körfez’deki kavgaya son vererek Joe Biden yönetiminin gözüne girme çabasından söz edilebilir. Ancak Körfez’in geleceğine dair genel bir hissiyat söz konusu: Washington’daki olaylar ve iktidar değişimleri Körfez’i etkilese de Körfez’in güvenliği, itibarı ve yatırım iklimi artık daha çok bölgenin kendi sorumluluğunda. Körfez’deki yeni diplomasi Washington’ın isteklerini yerine getirmekten ziyade bölgenin kendi sorunlarına bizzat el attığını gösteriyor.

BM Batı Asya Ekonomik Komisyonu 2020’de Arap devletlerinin doğrudan yabancı yatırım girişlerinin yüzde 45’ini kaybedeceğini tahmin etmişti. KİK içerisindeki doğrudan yabancı yatırımlar, Katar’a uygulanan abluka nedeniyle 2017’den sonra zaten zorlaşmıştı. 2017 öncesinde Katar’ı ziyaret eden yabancıların yüzde 50’si KİK ülkelerinden geliyordu. Katar bankalarındaki yabancı mevduatlara bağımlı olan Katar, abluka sırasında bu alanda da zarar gördü ve kayıpları telafi etmek için hükümet devreye girdi. Ağırlıkla 2022 Dünya Kupası için verilen ihalelerden kaynaklı büyük proje harcamalarında da 2021’de sert bir düşüş bekleniyor. Katar Maliye Bakanlığı ve Uluslararası Para Fonu’na göre bu düşüş yüzde 20’yi bulabilir.

Ablukanın gevşetilmesine Katar’ın ihtiyaç duyduğu açık ama Suudi Arabistan ve BAE’nin kazanımları daha fazla olacak. Katar’ın “aileye dönerek” bölgesel altyapı ve elektrik paylaşım piyasasının geliştirilmesine, zayıf ekonomilere mali destek sağlanmasına katkı yapabilmesi, asıl önceliklerden biri. Ablukanın gevşetilmesinin önemli bir yan sonucu da Katar vatandaşlarının ticaret ve gezi amaçlı BAE ve Suudi Arabistan’a gidebilecek olması.

2020, doğrudan yabancı yatırımlar açısından dünya genelinde yıkıcı bir yıl oldu. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın tahminine göre yılın ilk yarısında bu tür yatırımlar yüzde 49% oranında azaldı. Çin’in yurt dışına yaptığı yatırımlar da dışarıdan çektiği doğrudan yatırımların gerisinde kaldı. Orta Doğu’da Çin kaynaklı doğrudan yatırımlar adeta kesildi. Çin’in küresel yatırımlarını yakından takip eden Amerikan Girişim Enstitüsü’ne (AEI) göre BAE ve Suudi Arabistan’a Çin’den hiç doğrudan yatırım gelmedi, 2020’nin ilk yarısındaki ihale tutarı ise 2019’daki tutarın ancak yüzde 8’ine ulaştı. 2019’da Çin’den Pakistan ve Mısır’a güçlü bir yatırım akışı vardı ancak 2o20’de bu akış durdu. Aynı şekilde Körfez’in Orta Doğu, Pakistan ve Afrika Boynuzu’na yönelik doğrudan yatırımları da kesildi. 

Körfez kaynaklı mali yardımlarla doğrudan dış yatırımları da izleyen AEI’nin verilerinde altı KİK ülkesinin Orta Doğu ve Afrika Boynuzu’ndaki sekiz ülkeye yönelik doğrudan yatırımları yer alıyor. Aralarında Lübnan, Ürdün, Pakistan, Umman, Cibuti, Sudan, Etiyopya ve Mısır’ın yer aldığı bu ülkelerdeki Körfez kaynaklı doğrudan yatırımlarda 2019’a kıyasla sert bir düşüş görülüyor. Tek bir istisna var, o da Umman. Sekiz ülkeden sadece Umman Körfez’den artan miktarda doğrudan yatırım almaya devam etmiş, bunların neredeyse tamamı ise BAE’den gelmiş. Umman’a Çin, Avrupa Birliği, ABD ve diğer Körfez devletlerinden gelen doğrudan yatırımlar ise 2019’a göre sert bir şekilde düşmüş. KİK ülkelerinden Mısır, Etiyopya ve Ürdün’e yönelik doğrudan yatırımlar da önemli ölçüde azalmış.

2021’de diplomatik çabaların Körfez’deki siyasi çatışmaları soğutmaya yöneleceği öngörülebilir. İran’la olan çatışma da buna dâhil. Ancak Körfez devletlerinin yabancı yatırım çekme yarışı kızışacak, en azından bazı komşuların başarısından doğan kazanımları paylaşma fırsatı olacak. Ortak altyapı projeleri, gayrimenkul geliştirme ve teknoloji platformlarının yanı sıra 2022 Dünya Kupası gibi turizm etkinliklerine müşterek ilginin artması beklenebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

İsrail Türkiye’nin yumuşama sinyallerine hâlâ soğuk
Rina Bassist | | Şub 8, 2021
Körfez uzlaşısı Suriye muhalefetinin lehine mi?
Khaled al-Khateb | Suriye çatışması | Oca 19, 2021
Kafkasya’da tüm yollar Rusya’ya mı çıkıyor?
Fehim Taştekin | Rus etkisi | Oca 15, 2021
Erdoğan’ın önündeki Çin seddi: Aşı ve Uygurlar
Fehim Taştekin | | Oca 6, 2021
Mısır, Libya’da Türkiye’ye çelme atıyor
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Ara 31, 2020

Recent Podcasts

Featured Video